Sony markasını telefonlar ve ev elektroniği parçalarıyla hayatımızın her yerindedir. Ortalama üstü fiyatları ama fiyatlarından daha yüksek kaliteleriyle tanınırlar. Sony wh ch500 İncelemesi de markanın modern çağı yakalama çabalarından birini detayıyla ele aldığım bir çalışma olacak. Artık başlayalım mı?
Kutu, Kutu İçeriği, Malzeme Kalitesi, Kablo ve Mikrofoniks
Kutu olarak basit, havalı olmayan mütevazı bir kutu görüyoruz. İçinden sadece çeşitli evraklar ve bir microusb şarj kablosu çıkıyor…Bir Sony ürününde kutunun çok zengin içeriği olmaması anlamlı. Adeta “Sesimle Sevin Beni” diyor. Malzeme kalitesiyse sesinin aksine hayal kırıklığı oluşturuyor. Baştan aşağı plastik. Kablo olmadığı içinde mikrofoniks (kablo gürültüsü) yok.
HeadphoneDriver Size1.18″ / 30 mm
Magnet Type Neodymium
Active Noise Cancellation No
DesignOn-Ear (Supra-aural)
GeneralFrequency Response 20 Hz to 20 kHz (Wireless)
Controls/Microphone LocationEarpiece (Side Unspecified)
Microphone Number of Mics 1
Wireless Connectivity Supported Audio Codecs AAC, SBC
Bluetooth Profiles
A2DP
AVRCP
HFP
HSP Bluetooth 4.2Wireless Range 30′ / 9.1 m
Frequency 2.4 GHz NFC Yes
Wired Connectivity Audio Connector None Charging Port Micro-USB
Battery Runtime 20 Hours (Music)
200 Hours (Standby)Recharge Time 4.5 Hours
PhysicalIP Rating None
LED Indicator No
Dimensions (W x H x D)6.8 x 8.5 x 1.7″ / 172.7 x 215.9 x 43.2 mm
Weight 4.9 oz / 138.92 g
Packaging Info Package Weight 0.65
Box Dimensions (HxWxD)1.7 x 6.7 x 8.3
https://www.bhphotovideo.com/c/product/1389411-REG/sony_whch500_b_ch500_wireless_on_ear_headphones.html
Sony wh ch500 Sony wh ch500
Ses
Güçlü ve fiyatı için net bir ses, sahne genişliğiyle ortalama aman derinliği iyi değil.. Özellikle vokallerde çözünürlük (netlik) fena değil. Ancak orta ve arka sıralardaki bateri dahil diğer enstrümanlar olduklarından geride ve örneğin bas gitarını duymak için özellikle dinleme gerekiyor.
Bas, Mid ve Tiz
Basta yapısının tüm narinliğine rağmen boğuk. Yer yer de olması gerekenden fazla bas veriyor özellikle davulcu krosa abandığında. Veya abanmasa bile Stevie Wonderde olmaması gereken şiddette bas duyabilirsiniz. Ve birden çok bas kaynağı olunca seçmek zor. Bas gitarda hacimli değil silik bung bunglar duyabilirsiniz. Bassdrop anlarında da bir zaafiyeti daha ortaya çıkıyor. O şarkıda sanki top gibi patlayan basları az önce kocaman bir top patlamış gibi kulak zarlarınızı titretircesine vermiyor.
Mid denince bence kulaklığın takdiri toplayabileceği yer burası. Negatif sayılabilecek vede blues gibi sakin türlerde belli olan dipsesi plak kayıtlarındaki dip sese benzetebilirsiniz 🙂 Sahne geniş olmasa da ve arkalar da çok belli olmasa da örneğin Muddy Waters hüznünü algılayabiliyorsunuz. Vokaller geride değil. Genelde yüksek olmayan çözünürlük (netlik) burada da olağanüstü seviyede değil. Sibilans 50/100 seviyesinde var. Electronic Rock veya nu-rock nu-metal türlerine bulaşmayın. Veya deneyin anlarsınız 🙂 Sakin olmayan müzikleri bence iyi kaldıramamasının acısını bunlarda çekiyor. Metalik sesiyle bunlar gibi türlerin birleşmesi bir yerden sonra işkenceye dönebiliyor.
Tizler konusunda genel soğukça sahnesi ile birleşince çiğ tiz vuruşları geliyor kulağa. Genel çözünürlük zafiyeti burada da gösteriyor kendini. Ama yiğidi öldürüp hakkını yememek lazım. Macar besteci piyanist Havasi’nin Spring Wind parçasında üflemeliler tizlikleriyle seçilebiliyor. Ama o parçanın seslendirildiği geniş kapalı konser salonu yok kulağınızda. Olmaları için bu kulaklıkta olmayan veya az olan bir iki kavram lazımdı.
Son Söz
Neymiş, hızlı ve elektronik içeren müzikler bununla dinlenmeyecekmiş. Ama fiyatı seviyesinde güzel çalan (bence Jbl t500bt’den iyi) bir genel dinleme kulaklığı aranıyorsa alınabilirmiş. Uzunca dinlemelerde kulağı ısıtmaması güzel bir özellik. Sabit gelen dip sesi ve yaşanabilecek ses yükseliği problemleri müzikal keyfinize hafiften limon sıkabilir.
